Ana Sayfa Şiir Cemal Safi Şiirleri ve Sözleri
Cemal Safi Şiirleri ve Sözleri Yazdır E-posta
site - Şiir

Cemal Safi, şair. 1938 yılında Samsun’da doğdu. Babası merhum Mehmet Safi, annesi merhume Ayşe Safi'dir. Öğrenimine Sakarya İlkokulu'nda başladı. Samsun Sanat Okulunda son verdi.


Cemal Safi evli ve üç çocuk babasıdır. İlk şiirlerini Orhan Gencebay besteledi. 1990 yılında, Rüyalarım Olmasa, 1991 yılında, Vurgun adlı bestelerin güftekarı olarak iki yıl ard arda yılın şairi seçildi. 1990 yılında müzikli bir şiir kasedi çıkardı. 1993 yılına kadar yazdığı şiirleri, Vurgun adlı ilk kitabında yayınladı. İkinci şiir kitabı ise Sende Kalmış 'tır. Şairin bu güne kadar 40 tanesi Orhan Gencebay tarafından olmak üzere, 150 civarında şiiri bestelendi.
çözülememiştir.
Erken yatana tavuk, Çok çalışana inek, Aklını kullanana çakal, Kıskanmayana domuz denilen bi ülkede insan olmak çok zor.

 

ŞİİRLERİ

Başkentin Ufkunda

Vakit sensiz geçen günün ertesi,
Sustu tüm kuşların şen şakrak sesi,
Zevk sefa mevsimi, yas neyin nesi?
Nedendir matem durup dururken?...

Titriyor şebnemler, gül üşür gibi,
Bülbüller derdimi bölüşür gibi.
Hayalin halime gülüşür gibi,
Kollarım boşluğu sarıp dururken...

Bendim mutluluktan uçan güvercin,
Düşler ülkesinden gelen habercin,
Avcılardan uzak bir yuva için,
Toz pembe hayaller kurup dururken...

Gel gör ki kaderin kara yelleri,
Yıktı gönlümdeki tüm emelleri,
Kapımın ecelin soğuk elleri,
Vakitli vakitsiz vurup dururken...

Aşk ne imiş görsen de dönsen de geri!
Ah! Bir gizli girsen de içeri!
Hasretin elinden kanlı hançeri,
Üstüme üstüme varıp dururken!....

Her akşam kaybolup gün batışında,
Beni arıyorum senin dışında,
Hasta kalbim hala her atışında,
Her nefeste seni sorup dururken!...

İçtim derdalan 'ın ilk bardağını,
Sıklamen süslerken Elmadağı 'nı.
Görüyor gibiyim kor dudağını,
Başkentin ufkunda durup dururken...


Ağlarsın

Kırdığın kadehte kalan ömrümden,
Ağlarsın içtiğin yılları bilsen.
Hicrinle sararıp solan ömrümden,
Ağlarsın biçtiğin dalları bilsen.
Sefiller gücünü bende sınadı,
Kimi kaçık dedi, kimi bunadı;
Berdûş eleştirdi, sarhoş kınadı,
Ağlarsın düştüğüm dilleri bilsen.
Ar ettim sakladım uğraşlarımı,
Haberdâr etmedim sırdaşlarımı.
Gizlemek isterken gözyaşlarımı,
Ağlarsın seçtiğim yolları bilsen.
Felsefe böyledir dîvânelerde,
Teselli aranır bahanelerde,
Bir kadeh mey için meyhânelerde,
Ağlarsın döktüğüm dilleri bilsen.
Ateşe su dedim göz göre göre,
Aklım zavallıydı duyguma göre,
Bahtına şükretti Mecnûn bin kere,
Ağlarsın düştüğüm çölleri bilsen.


Bilsen

Kırdığın kadehte kalan ömrümden
Ağlarsın içtiğin yılları bilsen
Sayende sararıp solan ömrümden
Ağlarsın biçtiğin dalları bilsen
Bağban eyle dedin beni bağrına
Yanılıp yakılıp uydum çağrına
Bir demet hercai çiçek uğruna
Ağlarsın kırdığın gülleri bilsen
Ateşe su dedim göz göre göre
Aklım zavallıydı duyguma göre
Bahtına şükretti mecnun bin kere
Ağlarsın düştüğüm çölleri bilsen
Ar ettim sakladım uğraşlarımı
Haberdar etmedim sırdaşlarımı
Gizlemek isterken gözyaşlarımı
Ağlarsın seçtiğim yolları bilsen
Sefiller gücünü bende sınadı
Kimi kaçık dedi kimi bunadı
Berduş eleştirdi sarhoş kınadı
Ağlarsın düştüğüm dilleri bilsen

Telefonda Sen

Bundan daha güzel müjde mi olur?
Merhaba diyorsun telefonda sen,
Sen ki konuşursun, derdim mi kalır?
Nasılsın diyorsun telefonda sen...

Bu gece misketi çaldırmaz mıyım,
Başkenti ayağa kaldırmaz mıyım,
Sesini duyup da çıldırmaz mıyım,
Delisin, diyorsun telefonda sen...

Sağlığını düşün herşeyden önce,
Kendine iyi bak içme her gece,
Seni seviyorum, hem de delice!
Bilesin, diyorsun telefonda sen...

Mutluluk ne kadar kolaymış meğer,
Sevginin kadrini bilseydik eğer,
Kim ne derse desin, çekmeye değer,
Çilesin diyorsun telefonda sen...

Çoktan terk ederdim, bu şehri çoktan,
Arar diye caydım her yolculuktan,
Dostlar ne âlemde, çoluk çocuktan
Ne haber diyorsun telefonda sen...

Sabrımı yenmese hasret nöbetim,
Arayıp sormaya yoktu niyetim.
O anda hapşırdın, "çok yaşa" dedim,
Beraber diyorsun telefonda sen...

Albümde görünce aklıma esti,
Berbere uğradım dün akşam üstü,
Resmime bakarak saçımı kesti,
Severdin, diyorsun telefonda sen...

Sevgi bu, insanı böyle inceltir,
Aklın ermediği yere yöneltir.
Sen de şiirlerde böyle yüceltir,
Överdin, diyorsun telefonda sen...

Biraz da fedakâr olsaydın keşke,
Ne verdin destanlar yazdığın aşka?
Ömründen üç gece, hepsi bu başka?
Ne verdin? diyorsun telefonda sen...

Hem içme diyorsun, içme de çıldır!
Hem de kalk şu anda bir kadeh doldur,
Hadi sağlığına şerefe kaldır,
Çınçınlat, diyorsun telefonda sen...

Bu yıl kurak geçti, bahar da, yaz da,
Erik de olmadı, dut da, kiraz da,
Neler söylüyorum, lütfen biraz da,
Sen anlat, diyorsun telefonda sen...

Ne söylersen söyle, sen ne dersen de!
Anlat düşmanımı düşte görsen de!
Bir sigara yaksam, izin versen de;
Devam et, diyorsun telefonda sen...

Seni dinlemekten güzel şey mi var?
Çölde şırıl şırıl akan su kadar,
Yeter konuştuğum, benden bu kadar,
Merhamet, diyorsun telefonda sen...

Gelirsem görünme, kendini gizle,
Seni yağmalarım, yerim bu hızla!
Yerin kulağı var, açılma fazla,
Orda kal, diyorsun telefonda sen...

Canım ne istiyor şu anda bilsen?
Ah mümkün olsa da bulup da gelsen,
Kendi ellerinle incecik dilsen,
Portakal, diyorsun telefonda sen...

Afedersin bazen sapıtıyorum,
Böyle saçma sapan laf ediyorum,
Kapı çalınıyor, kapatıyorum,
Hoşçakal, diyorsun telefonda sen...


Ya Evde Yoksan

Aşkınla ne garip hallere düştüm
Herşeyim tamam da bir sendin noksan
Yağmur yaş demeden yollara düştüm
İçim ürperiyor ya evde yoksan
Elbisem gündelik pabucum delik
Haberin olsa da sobayı yaksan
Yağmur iliğime geçti üstelik
İçim ürperiyor ya evde yoksan
Sarhoşsan kapını çaldığım anda
Fahişeler gibi açık saçıksan
Bir de ufak rakı varsa masanda
İçim ürperiyor ya evde yoksan
Bakkala gitmeme lüzum kalmasa
Durumu anlardın takvime baksan
Allah vere misafirin olmasa
İçim ürperiyor ya evde yoksan
Kıvırcık marulun vardır inşallah
Bir salata yapsan bol limon sıksan
Senin de iştahın iyi maşallah
İçim ürperiyor ya evde yoksan
Sabahlara kadar içsek sevişsek
Ne ben işe gitsem ne sen ayıksan
Derin bir uykunun dibine düşsek
İçim ürperiyor ya evde yoksan
Ne kadar üşüdüm nasıl acıktım
İlk önce sıcacık banyoya soksan
Sanırsın şu anda denizden çıktım
İçim ürperiyor ya evde yoksan
Yanlış mı aklımda kalmış acaba
Muhabbet sokağı numara doksan
Boşa mı gidecek bu kadar çaba
İçim ürperiyor ya evde yoksan
Ya yolu kaybettim ya ben kayboldum
Ne olur bir yerden karşıma çıksan
Tepeden tırnağa sırsıklam oldum
İçim ürperiyor ya evde yoksan


Beni Sevmeni İstiyorum

Seninle buluşmamız ne kadar güç olsa da
Senden sadece beni sevmeni istiyorum.
Beş dakika başbaşa kalmamız suç olsa da,
Senden sadece beni sevmeni istiyorum...

Çağırsam bile gelme, yorulma ne olursun!
Sen üzülme, incinme, kırılma ne olursun!
Beni yanlış anlama, darılma ne olursun!
Senden sadece beni sevmeni istiyorum...

Bir gün bensiz kalsan da benimle yaşamanı,
Aşkımın değerini sır gibi taşımanı,
Nemli bakışlarınla resmimi okşamanı,
Senden sadece beni sevmeni istiyorum...

Senden tek dileğim var, özel imtiyaz değil,
Kulun başka bir kula ibadeti farz değil,
Haşa! Yaratan gibi beş vakit namaz değil,
Senden sadece beni sevmeni istiyorum...


Ah Şu Şairliğim…

Elimle kuyumu kazdırdı bana,
Ah şu şairliğim olmaz olaydı!
Aklına eseni yazdırdı bana,
Bütün sırlarımı aleme yaydı;
Ah şu şairliğim olmaz olaydı! …
Ona her gün güzel, her hava hoştu,
Sevgisiz hayatın manası boştu,
Gördüğü kısrağın peşinden koştu,
Uslanmak bilmeyen bir deli taydı;
Ah şu şairliğim olmaz olaydı! …
Evimden barkımdan çözdürdü beni,
İşimden gücümden bezdirdi beni,
Bulutlar üstünde gezdirdi beni,
Bastığım yıldızlar hüsrana kaydı;
Ah şu şairliğim olmaz olaydı! …
Ak yazımı baht-ı siyah eyledi,
Gençliğime yazık, günah eyledi,
Nerde akşam, orda sabah eyledi,
Serseri hayatı marifet saydı;
Ah şu şairliğim olmaz olaydı! …
Alnım da açıktı, yüzüm de aktı,
Kimseye verecek hesabım yoktu,
Günah kervanımı pazara çekti,
Yükümde ne varsa, hepsini saydı;
Ah şu şairliğim olmaz olaydı! …
Hayal aleminde gezmem dese de,
Seni bundan böyle üzmem dese de,
Bu gece, tek hece, yazmam dese de,
Sabaha çıkmadan sözünden caydı;
Ah şu şairliğim olmaz olaydı! …


Ahu Gözlüm…

Ahu gözlüm böyle oyun
Duydum desem yalan olur.
Senden gayrı yare boyun
Eğdim desem yalan olur.
Erdim aşkın değerine,
Yandım derinden derine,
Seni bin leyla yerine,
Koydum desem yalan olur.
Akışlarda bu coşkuyu,
Nakışlarda bu dokuyu,
Çiçeklerde bu kokuyu,
Duydum desem yalan olur.
Vazgeç artık şu kuşkundan,
Ne umarsın bu şaşkından,
Ecel gelse yar aşkından,
Caydım desem yalan our.
Aciz olmak ne beter şey,
Gene yoksun geldi hey hey,
Her bakışın bir kadeh mey,
Aydım desem yalan olur.
Dile kolay yedi sene,
Son diyorsun öl desene,
Yedi veren gül busene,
Doydum desem yalan olur.


Baş Edemezsin

İş işten geçmeden,gel de söz dinle,
Sen benim aşkımla baş edemezsin.
Ben sarhoş gezerken senin derdinle,
Sen kendi gönlünü hoş edemezsin.
Gül sefa sürse de bülbül çilerken,
Bin pişmen olmaz mı rengi solarken,
Ben sana dört mevsim bahar dilerken,
Sen benim yazımı kış edemezsin.
Fırtına biçersin ey rüzgar eken,
Borcunu faizle öder geciken,
Sen benim gezdiğim yolları diken,
Yattığım yatağı taş edemezsin.
Gülersin aşığı yedekte sayıp,
Yetmez mi ardından verdiğin kayıp,
Kınalı kekliğim elde var deyip,
Sen beni kafeste kuş edemezsin.
Kapılma hayalin renk akışına,
Ağlarsın gerçeğin can yakışına,
Ben kurban olurken bir bakışına,
O canım gözleri yaş edemezsin.
Aklını başına topla da vazgeç,
Beni dinle de vuslata gün seç,
Sen benim elime mecbursun er geç,
Bahtımı Mecnun’a eş edemezsin…


Almina

Son günlerde ne yüzüme bakıyor
Ne bir selam veriyorsun almina!
Zahmet edip ne elimi sıkıyor
Ne bir hatır soruyorsun almina!
Madem hızlı yaşamayı severdin
Neden bana yar olmaya söz verdin?
Cambaz gibi kalpten kalbe tel gerdin
Maceraya yürüyorsun almina!
Ben yanarken hasretinin narında
Hoyrat eller bağlar bozdu narında
Ben aklımı uğurlarken uğrunda
Sen sefalar sürüyorsun almina!
Seni gözden, seni sözden sakınıp
Sır vermedim dosta senden yakınıp
Hasretinle hergün biraz tükenip
Bittiğimi görüyorsun almina!
Koca bir yaz geçti gülmeden
Ben giderim sen insafa gelmeden
Hayatımla oynuyorsun bilmeden
Günahıma giriyorsun almina!
Telaşlanma kastettiysen canıma
Günden güne giriyorsun kanıma!
Bir atımlık barut kaldı sonuma
Muradına eriyorsun almina!


Aklım Almıyor

Unutmak sevmekten kolay demiştin;
Olmuyor sultanım, kolay olmuyor.
Hepsi bir mevsimlik olay demiştin;
Dolmuyor sultanım, zaman dolmuyor…
Sen gittin kaderim düşman kesildi;
Alnına simsiyah mührü basıldı.
Bütün aynaların yüzü asıldı;
Gülmüyor sultanım sensiz gülmüyor…
Ben Allah’tan sonra seni överim
Seninle var oldu benim değerim.
Senden başkasını nasıl severim!
Almıyor sultanım, aklım almıyor…


Dolanır

Halime bakıp da mücrimim sanma
Karşında ayağım elim dolanır
Ahraz da değilim dilbazım amma
Seni gördüğüm an dilim dolanır
Biricik servetim resmin masamda
Tek zevkim de sensin tekmil tasam da
Ben sana gelmeye uğraşmasam da
Kördüğüm olası yolum dolanır
Hele bir derdim var hepsinden yaman
Aman sen işitme sen duyma aman
Kolunda birini gördüğüm zaman
Kalbimde kan değil zulüm dolanı


Bebeğim

Seni bana tutkun gördüm rüyamda
Gençliğine yazık olur bebeğim
Çok gemiler battı gönül deryamda
Senin aşkın kayık olur bebeğim
Çözül benden ne kucakla ne yaklaş
Git ki dinsin gözyaşların kuraklaş
Kıymetini bilmem için uzaklaş
Kaçan balık büyük olur bebeğim
Aşktır beni uslandıran eğiten
Aşktır beni maceradan soğutan
Keyfi için bir yuvayı dağıtan
Bin cefaya layık olur bebeğim
Senden önce kaç gönüle ekildim
Fidan oldum filizlendim dikildim
Çiçek açtım meyve verdim büküldüm
Olgun başak eğik olur bebeğim


Çıktı

İftira üretip attın üstüme
Vallahi kimseyle alakam yoktu
Nasıl gül koklarsın benim üstüme
Hani kavlimizde intikam yoktu
Sen ettin gönlüme aşk-ı takdimi
Sen çaldın kalbimden ömür nakdimi
Uğrunda vakfettim bütün vaktimi
Aklımdan çıktığın dakikam yoktu
Ben senin üstüne aşk aramadım
Kimseye yalvarıp yakaramadım
İyi hal kağıdı çıkaramadım
Aşığın olmaktan sabıkam çıktı
Sen gittin künyemi araştırdılar
Mazimi sordular soruşturdular
Gönlümün cebini karıştırdılar
Divanen olmaktan vesikam çıktı


Aysuda

Senden aşkı öğrenmeye talibim
Okut beni talebenim Aysuda
Kalp hastanım sensin benim tabibim
Acildeki sıra benim Aysuda
O ne öfke o nasıl kaş çatıştır
Dilersen döv hiddetini yatıştır
Canevini aşkım ile tutuştur
Yakılacak çıra benim Aysuda
Siyah inci yarışırken beninle
Beyaz gülün rekabeti teninle
Nasıl şensem bahtiyarsam seninle
Sensiz bahtı kara benim Aysuda
Gözlerindir mor menekşe toplanan
Dudakların alevlerle kaplanan
Bakışınla yüreğime saplanan
Hançer senin yara benim Aysuda
Sevdalının kaybettiği aklıdır
Divanedir ne söylese haklıdır
Defineler viranede saklıdır
Ara beni harabenim Aysuda


İnsafsız

Senin sol göğsünün altında vuran
Kalp değil taştır be taştır insafsız
Sen Arap kısrağı bense küheylan
Peşinden koştur ha koştur insafsız
Bakışın gücünü bende mi sınar
İnlesem azarlar ağlasam kınar
Sen ceylansın diye gözlerim pınar
O yüzden yaştır be yaştır insafsız
Tercüman olmaktan aciz halime
Osmanlı dilinde yüz bin kelime
Bir şarap kadehi verdin elime
Unuttum ekmektir aştır insafsız
İçimde cevapsız kalan merak var
İki yay altında binlerce ok var
Ava mı çıktın ki bu kadar çok var
O nasıl kirpiktir kaştır insafsız
Bülbülden ibret al duy avazından
Dinle isyanını kendi ağzından
O dahi usanmış gülün nazından
Gönül de kuştur be kuştur insafsız
Ey beni zehrine müptela eden
Sordun mu kimdir bu intihar eden
O ömür törpüsü gözlerden tüten
Esrara keştir be keştir insafsız


Bulunur

Çeker gibi bakma hançeri kından
Senin de canını yakan bulunur
Senin de bir zalim gelir hakkından
Sana da bir kurşun sıkan bulunur
Aşkımın ahıyla tutuşur yakan
Alıcı kuş kadar sürmez fiyakan
Senin de gözünü yaşlı bırakan
Senin de boynunu büken bulunur
Merhamet olmazsa kalp kiracında
Tahtın da kurtarmaz seni tacın da
Bir kara sevdanın darağacında
Seninde ipini çeken bulunur


Benim

Var mı beni içinizde tanıyan
Yaşanmadan çözülmeyen sır benim
Kalmasa da şöhretimi duymayan
Kimliğimi tarif etmek zor benim
Bülbül benim lisanımla ötüştü
Bir gül için canevinden tutuştu
Yüreğime Toroslardan çığ düştü
Yangınımı söndürmedi kar benim
Niceler sultandı kraldı şahtı
Benimle değişti talihi bahtı
Yerle bir eyledim taç ile tahtı
Akıl almaz hünerlerim var benim
Kamil iken cahil ettim alimi
Vahşi iken yahşi ettim zalimi
Yavuz iken zebun ettim Selim’i
Her oyunu bozan gizli zor benim
Yeryüzünde ben ürettim veremi
Lokman Hekim bulamadı çaremi
Aslı için kül eyledim Kerem’i
İbrahim’in atıldığı kor benim
Sebep bazı Leyla bazı Şirin’di
Hatrım için yüce dağlar delindi
Bilek gücüm Ferhat ile bilindi
Kuvvet benim kudret benim fer benim
İlahimle Mevlana’yı döndürdüm
Yunusumla öfkeleri dindirdim
Günahımla çok ocaklar söndürdüm
Mevladanım hayır benim şer benim
Benim için yaratıldı Muhammet
Benim için yağdırıldı o rahmet
Evliyanın sözündeki muhabbet
Enbiyanın yüzündeki nur benim
Kimsesizim hısmım da yok hasmım da
Görünmezim cismim de yok resmim de
Dil üzmezim tek hece var ismimde
Barınağım gönül denen yer benim

ANLAMLI SÖZLERİ

Ne sıradan bir sevgiyi yaşayacak kadar basit biriyim.Ne de seni sıradan bir sevgiye malzeme yapacak kadar herhangi biri.

Henüz layık değilken tomurcuk kadar aşka, Sana gül bahçesini kim açar benden başka!

Tiryaki gönlümde olmasın kuşkun...Tek sana müptele...tek sana düşkün... Ardından bir ağıt yakalım aşkın...Adını elveda koyalım gitsin...

Hüzün adres değiştirir zamanla Benden geçer sana göçer Sevdiğim...

Hiç şansın kalmadı dönsen de geri Yitirdin verdiğim bütün değeri Aşkına emanet ettiğim yeri Bu kadar kırmasan ne kaybederdin?

Mecnun etsin de beni, mecbur etmesin allah; Dönmem insan yerine koyulmadığım yere.

Yakışmıyor cepheyi terk edişin, mert dayanır namert kaçar sevdiğim...

Bir bayanın ağzından 'Ne istiyorsan onu yap' cümlesi çıktıysa, 'Nede olsa burnundan fitil fitil getiririm' anlamına gelir.

Al götür eskici ne resmi kalsın Ne yüzü,ne izi, ne ismi kalsın Onsuz da gülmeye değer bu dünya Onsuz da görmeye değer her rüya.

Vurduğun her yerden gül biter sanma. Sen beni ilk defa yaralamadın. Ben sana kul köle olurdum amma. Sen bana bir günlük yar olamadın.

Sevgisiz evlilik hatadır bence; ya hekime ya hakime götürür. Bir kez daha düşün imzadan önce;aşksız nikah nikahsız aşk getirir!

Merhamet olmazsa kalp kiracında, Tahtın da kurtarmaz seni tacında.. Bir kara sevdanın darağacında, Seninde ipini çeken bulunur.

Gerçek Aşk Şans Oyunları Gibi. Hayali Bile Mutlu Edebiliyor İnsanı; Fakat Tutturabilene 'Aşk' Olsun.

Masal kitaplarına benzedi artık zamane aşkları.. Okuması çok güzel ve zevkli; ama inanması bir o kadar zor.

Ulan oğlum, aşk için meşakatli intihar metodları geliştirmeyi bırakın. Uğruna öldükleriniz, size biryerleriyle gülüyor...

Bazıları alışmış durmadan sevgili değiştirmeye. Haklısınız, Çünkü biz alışkın değiliz sevmediğimiz adama seviyorum demeye.

Gelen birşey katmaz artık bana, Giden de hiçbir şey eksiltmez. Gel yada gelme sevgili; artık hiç farketmez. !

İdam mahkumunun söz hakkı vardı, Bari son arzumu sor da öyle git. Arının çiçekte göz hakkı vardır, Bir buse için dur da öyle git.

Ar ettim sakladım uğraşlarımı, Haberdâr etmedim sırdaşlarımı. Gizlemek isterken gözyaşlarımı, Ağlarsın seçtiğim yolları bilsen.

Ben Allah'tan sonra seni överim Seninle var oldu benim değerim. Senden başkasını nasıl severim! Almıyor sultanım, aklım almıyor.

Güldüğün her yerden gül biter sanma. Sen beni ilk defa yaralamadın. Ben sana kul köle olurdum amma. Sen bana bir günlük yar olamadın.

Bırak, Ölümlü bedenlerde ölümsüz aşk arama. Hayat cömert olsaydı zaten, Çıplak gelmezdik dünyaya !

Allah' diyen hayvanlara rastlıyoruz. Şaşırmayın ! Ben, Seni seviyorum' diyenine bile rastladım.

Hep seven suçlu, sevilen mutlu oluyorsa bu hayatta; Sevmiyorum artık, bizi de seven çıkar nasılsa.

Aşk zordu senin için, basit olanı seçtin ve gittin. Zamanla anladım ki; zor olan ben değildim, basit olan sendin...

Pişmanlık duyar da dönersen geri, Gel de gör aşkından kalan eseri. Seyret ateşinin düştüğü yeri, Hasretin zulmünü gör de öyle git..

Kapandı sevdanın dönemi bence, Kalmadı Leyla’nın önemi bence, Gene mi özendin gene mi gence, Sana söyleyecek sözüm yok gönül.

Kervanı kırılmış çölden beterim Hancıya yolcuya hasret giderim Yüz karası olmuş gönül defterim Dürülse ne yazar dürülmese ne?

Ateşe su dedim göz göre göre, Aklım zavallıydı duyguma göre, Bahtına şükretti Mecnûn bin kere, Ağlarsın düştüğüm çölleri bilsen.

Hayrını umsan da hain kararın, eyvah'la telafi olmaz zararın, yarama tuz bastı ani firarın, düşerken tuttuğum son dalı kırdın.

Avrupa birliği yetkilileri, hesap makinesiyle leblebi yazabildiğimizi bilse, aslında bizi kırmızı halıyla karşılar.

Sen benim uykumu kahreden korkum, Sen zehir zemberek sen zehir zakkum, Sen benim cezamdın ben sana mahkum, Sen sana sürgündüm sen bilmiyordun...

Ya benimle kalırsın hep, ya da silinirsin bu yürekten! Ha var, ha yok değil, Ya var olursun yada yok.

Aklını başına topla da vazgeç, Beni dinle de vuslata gün seç,< Sen benim elime mecbursun er geç, Bahtımı Mecnun’a eş edemezsin.

Otobüste platonik aşka yakalanıp. otobüsten inince aşk acısı çeker Türk Genci.

 

ÜNLÜ KARİKATÜRLER

Biraz eğlenmek ve güzel gülümseyişler için 

hemen tıklayın.

YÖNETİCİYE MESAJ

Mail göndermek için tıklayın.